LDL kolesterol, kolesterolü karaciğerden dokulara ulaştıran düşük yoğunluklu lipoproteinlerin taşıdığı kolesteroldür. Arter duvarlarında biriken partiküller bunlar olduğu için raporlanır; böylece değer, aterojenik biçimde ne kadar kolesterol taşındığının yerini tutar. Çoğu laboratuvarda doğrudan ölçülmek yerine diğer lipid ölçümlerinden hesaplanır.
Bu belirteç için henüz ölçüm yok.
Yüksek LDL kolesterol çoğunlukla beslenmeyi, vücut ağırlığını, genetiği ve fiziksel aktiviteyi birlikte yansıtır; belirgin şekilde yüksek değerler, özellikle akrabalarda erken yaşta görülmüşse ailesel hiperkolesterolemi sorusunu gündeme getirir. Tedavi edilmemiş hipotiroidiyle, protein kaybının eşlik ettiği böbrek hastalığıyla, kolestazla ve bazı ilaçlarla da yükselir. Düşük değerler genellikle dikkat çekici değildir, ancak çok düşük sonuçlar yetersiz beslenmeye, karaciğer hastalığına, hipertiroidiye veya kalıtsal bir örüntüye eşlik edebilir. LDL kolesterol bir risk belirtecidir, tanı değildir; belirli bir değerin ne anlama geldiği genel kardiyovasküler riske bağlıdır ve bu, hekimle konuşulacak bir konudur.
Güncel hesaplama yöntemleri açlık dışı örneğe tolerans gösterir, ancak yakın zamanda yenen yağlı bir öğün ve yüksek trigliseritler hesaplanan değeri daha az güvenilir kılar; akut hastalık, yaralanma veya gebelik lipidleri haftalarca kaydırır. Total kolesterol, HDL kolesterol, trigliseritler, non-HDL kolesterol, apolipoprotein B ve lipoprotein(a) ile birlikte okunur; bunlar, LDL kolesterolün tek başına gözden kaçırabileceği partikül sayısını ve kalıtsal riski tanımlar. Ayrıca statinler ve ezetimib gibi lipid düşürücü tedavi sırasında izlenen değerdir.
Referans aralıkları genel yetişkin değerleridir ve laboratuvara, teste, yaşa ve cinsiyete göre değişir. Bilgilendirme amaçlıdır, tanı değildir — sonuçları doktorunuzla değerlendirin.